Magda Döndüğünde

 

 

"Dünyadan uzaklığın dile gelmez bir kederi var. Her Vabkent'linin duyduğu derin, suskun bir keder. Ama dünyasız da yaşanıyor. Dünyasız da bir hayat kurulabiliyor. Kasaba dışında ta çöle kadar uzanan pamuk tarlalarının kum deryasına saldırısıyla ve kumun direnişiyle düğümlenmiş bir dünya. Nefes almaya çalıştı, derin bir nefes. “Vabkent üzerine bir şiir yazılamaz” diye söylendi. Dünyasızlık üzerine bir şiir yazılamaz. Böylesine iddialı bir hükme varmak gülümsetti. Öğretmen okulunda yazdığı kırık dökük şiir denemelerinden herhangi birini hatırlayabilmek mümkün değil. Hem hatırlanmasalar daha iyi. Dünyasızlık şiiri de kavurur."

 

 

 

Ömer F. Oyal, Magda Döndüğünde'de, Buhara'nın tozlu sokaklarından III. Reich Berlin'inin ışıklı caddelerine, Varşova Gettosu'ndan İskenderiye'ye ve İstanbul'a uzanan etkileyici bir hikâye anlatıyor: Yaşamının neredeyse yarısını cephelerde, esir kamplarında ve kışlalarda geçirmiş, açlık, korku ve vicdanla sınanmış yurtsuz ve huysuz bir ihtiyarın son birkaç ayına odaklanıyor; bu kez de yaşlılığın esaretini tadan Salih Demirci'nin “hayatta kalmak” üzerine kurgulanmış karanlık geçmişinin kapısını aralıyor.

 

Salih Bey'in mahalle kahvesiyle öğretmenevi, tuvaletle mutfak, kahvaltıyla akşam yemeği, sabah haberleriyle gece bülteni, bulmacayla sakal traşı ve tansiyonla sırt ağrısı arasına sıkışmış rutin yaşamı, eski arkadaşı Rüstem'in ölümü ve karşı apartmana taşınan esrarengiz kadının varlığıyla kaçınılmaz şekilde değişmek üzeredir. Magda'nın zamanı dönmüştür artık: Bedeni zayıfladıkça kuytuda bir yerde semiren, yaşamı küçüldükçe inadına büyüyen hatıralar onu olmadık maceralara sürükleyecek, karanlık ormanlara gömdüğü o uğursuz geçmiş, kırık bir aşk hikâyesiyle birlikte bütün hayaletlerini kuşanıp karşısına dikilecektir.

 

 

Yapı Kredi Yayınları,

Mart 2015

228 Sayfa

Devrim Çakır [EDİTÖR] , Nahide Dikel, Mehmet Ulusel, İlknur Efe [TASARIM]

ISBN 9789750831676